Mavi

Mavi dediğin zaman, Mavi olsun diye dört harfi yan yana getirdiğin zaman, Mavi kelimesi kulağına değdiği zaman, okuduğun, yazdığın, gördüğün zaman.

Zaman. Mavi zamanın içinden bir renk mi? Mavi renk mi sadece?

Dizeler var:
"Kibrit çak masmavi yanardı sesin..."
"Bir maviyi durup dururken birine benzetiyorum"
Şimdilerde şehrin duvarlarında en çok gördüğüm: "Mavi huydur bende..."

"Boşlukta Mavi" bir öykü ismi; şimdilerde unutulmuş bir kadının içinden dökülme. "Bu Sefer Mavi" içinden vapurların geçtiği bir kitap ismi. "Mavi En Sıcak Renktir" bir filmin adı. Şiir var, adı "Serin Mavi." Roman var "Karanlık Mavi."

Bense bundan iki yıl önce bir pencere önünde caddeye bakıyor ve önceki akşam duyduğum çatışma seslerini unutmaya çalışıyorken gökyüzünden bir uçak geçti. Karnım da duydu sesi ve sonra bir şarkı:

“Look mummy, there’s an aeroplane up in the sky / Did you see the frightened ones? / Did you hear the falling bombs?"
Ve sonra şöyle bitiyordu: Goodbye, blue sky

Bir zamanlar adalarından -ve aslında yurtlarından- kovulan Rum halkının yıllar önce terk etmek zorunda kaldıkları o evlerinin pencerelerine turistik olsun diye, süslü olsun, ege olsun, deniz olsun diye sürülen Mavi. Savaş uçaklarının bombalarını yağdırmasına tanık olan gökyüzü mavi, şiirlere, aşklara, yalana, zamana, hayata eşlik eden Mavi.

Yunanlar mavinin “kem gözü” defettiğine inanırlar. İngilizcede “mavi hissetmek” (to feel blue) deyiminin başka dilde bir karşılığı yoktur. Rusçadaki “açık mavi” (голубой) kelimesi ise eşcinselliği tanımlamak için kullanılır. Kore’de koyu mavi yas tutmanın rengidir. Krişna Tanrısı’nın cilt rengi mavidir. Mavinin tonları Çin'de açık ya da koyu olarak değil, derin ya da sığ şeklinde ifade edilir.

Evet, ayrıca bir zamanlar barbarların da rengiydi mavi. Roma’da mavi renk giymek çoğu zaman alçakça, tuhaf ya da yas tutma rengi olarak kabul edilmiş, gözleri mavi olan ayıplanmış, mavi giyen kadınlar ahlaksızlıkla yaftalanmış, erkekler ise efemine sayılmış.

Hem umuda güzellemeler yaptıran, hem hüzne ağdalı "üzünçlü" cümleler kurdurulan. Nedense hep ama hep iyi-kötü büyük anlamlar yüklenen mavi. Gözleri derin mavi, asi mavi, deli mavi... Hep kendisinden çok şey beklenen.

Oysa sonradan, çok sonradan gelen değil mi Mavi?
Maviye bu kadar çok ve bu kadar farklı anlamı yüklemek niye?

Edebiyatta, resimde, şarkıda, sinemada, savaşta, kilisede, armada, bayrakta, modada, yerde ve gökte. Dünya, sonradan gelen Mavi'ye tutuldu ve en sevdiğiniz renk sorusuna yeryüzü nüfusunun yarısından fazlasının verdiği yanıt oldu. İşte belki de bu yüzden Turgut Uyar da şu cümleyi kurdu: “Dünya ne kadardı dedim. Mavi kadar dedi.”

Şimdi o dünyayı sizlerden görmek istiyoruz. Ama sizin görüp bize gösterecekleriniz mavinin çağrıştırdığı klişelerden uzak olsun. Plaj, mavi boyalı ahşap pencere, mavi ekoseli örtü üzerindeki kahvaltı sofrası, mavi göz varsın olmasın.

Mavi sözcük olsun, fotoğraftan gelen ses, videodan yanağımıza değen rüzgâr olsun. Öyle mavi olsun ki gözümüzle duyalım, kulaklarımızla görelim maviyi.

Bu dünyaya geç geldi madem anlatsın o zaman dünyanın umutla umutsuzluğunu, şiirini, kötülüğünü, aşkını dört harf içinde taşımanın ağırlığını…

Baktığınız ve görmeye davet ettiğiniz tüm maviler Mavi Lorîn’e armağan olsun yıllar sonra baksın diye…

Dünya daha güzel gelsin gözümüze.

5 fotoğraf ya da 1-2 dakikalık videolardan oluşan çalışmalarınız için son başvuru tarihi 1 Eylül 2018.

Mavi çağrısının yazarı Sibel Oral uzun süre birçok gazete ve derginin sanat ve edebiyat sayfalarını hazırladı. Hâlen online yayın yapan kitap kritik sitesi K24'ün yayın yönetmenliğini yapan Oral aynı zamanda sanatsal ifade özgürlüğü konusunda çalışmalar yürüten Susma Platformu'nun da yürütücülerinden. Yazarın Beni Beklerken, Zayi ve Toprağın Öptüğü Çocuklar adıyla yayımlanan üç kitabı var.