Aynısının Farklısı

Farklılıkların nasıl ve ne kadar bir arada durduğu, durabildiği, şehirleri ve şehirde yaşayanları en çok zorlayan sorulardan olsa gerek. Farklılıklar kendilerini nasıl ifade eder, birbirlerine ne kadar dokunurlar, birbirlerini ne derece tehdit eder veya dönüştürürler? Bir arada durmanın ve eylemenin yöntemleri nedir, bu imkânlar nasıl sürdürülebilir hale gelir? Etrafımıza baktığımızda bir arada olabilmenin mümkün olan ve olamayan hallerine, kurulmuş ve yıkılmış hayallere, baskılanmış çabalara veya silinmiş izlere dair neler görüyoruz? Aynısının Farklısı çağrısı bu imkânların, hayallerin ve izlerin peşine düşmeye, onlara dair görsel ipuçları toplamaya davet ediyor. Deneyim ve gözlemlerden yola çıkarak, sınıfsal, kültürel, politik ve estetik farklılıkların şehirde büründüğü imgelere bakmaya çağırıyor. Bunu yaparken de şu soruyu merkeze koyuyor: Daha kapsayıcı bir şehir nasıl görünür; onu daha kapsayıcı hale getiren taktikler nelerdir, bu taktiklerin önünü kesen stratejiler neye benzer?

Çeşitlilik kavramı, çok çeşitli soruları beraberinde getiriyor elbette. Belki de cevaplaması en zor olan, çeşitliliğin alt-üst ilişkisinden, hiyerarşiden bağımsız nasıl düşünülebileceği sorusu. Örneğin, eşitlik olmadan çeşitlilik, sınıfsal mesafeleri, politik kutuplaşmaları, ‘hayat tarzı’ kavgalarını da beraberinde mi getirir? Hem tektipleştirici ulus-devlet anlatısının, hem de kültürel ve kimliksel çeşitlilik ile yetinen çokkültürlü bir tahayyülün ötesinde nasıl düşünebiliriz çeşitliliği? Saygı ve tolerans gibi kavramlarla yan yana görmeye alışık olduğumuz bu kavramı hangi başka kavramların yanına koyarsak dönüşümün tetikleyicisi haline gelebilir? Kurumsallaşan ve her ‘çeşit’in yüzeysel birer temsile dönüştüğü bir çeşitlilik anlayışının dışına nasıl çıkarız? Çeşitliliği dayanışma ile nasıl yan yana koyarız?

Gözümüzü, sokaklara, sokak isimlerine, duvar yazılarına, posterlere, çöplere, dükkânlara, bedenlerin sokaklarda hareket ediş biçimlerine, birbirleri ile kurdukları ilişkilere, dikilen ve yıkılan binalara, şehirde dillendirilen eski ve yeni hikâyelere çevirince ne görüyoruz çeşitliliğe dair? Kamusal alanı kuran, bozan, yeniden kuran imgeler neler? Verili kimliklerle nasıl ‘çeşitlemeler’ yapılıyor? Peki çeşitlilik olmadığında kadrajda dolaşan hayaletler, yoklukları şehre musallat olanlar? Bu soruların peşinde sizi 2-5 dakika arası video ya da 8-12 fotoğraflık çalışmalarınızı 2 Haziran 2019 tarihine kadar paylaşmaya davet ediyoruz.

 

Aynısının Farklısı çağrısının yazarı Aylin Kuryel Boğaziçi Üniversitesi Psikoloji Bölümü’nde lisansını tamamladı. Yüksek lisans ve doktorasını Amsterdam Üniversitesi Kültürel Analiz (ASCA) programında, milliyetçilik(ler) ve imaj politikaları üzerine yaptı. Cultural Activism: Practices, Dilemmas and Possibilities (Rodopi Press, 2011), Küresel Ayaklanmalar Çağında Direniş ve Estetik (İletişim Yayınları, 2015) ve Türkiye’de Yahudi Olmak: Bir Deneyim Sözlüğü (İletişim Yayınları, 2017) kitaplarının derleyenlerindendir. Amsterdam Üniversitesi’nde akademisyen olarak çalışıyor. Aynı zamanda belgesel yapıyor.

ÜYE OL VE BAŞVUR